
Brezilya Sahilleri
Brezilya Genel Bilgileri
Brezilya Halkı
Brezilya halkı beşyüz yıllık geçmişinde tüm ırkların karışması nedeniyle dünyanın başka hiç bir ülkesinde rastlanmayan bir çeşitlilik ve renkliliğe sahiptir. Portekizli, Fransız ve Hollandalı kolonicilerin eşleriyle gelmemesi nedeniyle yerli halk ile karışmasıyla başlayan ırk ve kültür çeşitliliği, önce Afrika’dan getirilen köleler sonra 20nci yüzyılda gelen Alman, İtalyan, Polonyalı, Japon ve Arap göçmenlerin de bu karışıma yeni öğeler katmasıyla bu günkü haline gelmiştir. Bu ilginç karışım, kolonileştirilmiş diğer ülkelerde olduğunun tersine Avrupa kökenli olmayanlara karşı ırkçılığın çok daha az olması nedeniyle yalnız ten rengi düzeyinde kalmayıp günlük adetler, yemekler, müzik, danslar, el sanatları ve hatta çeşitli dinler gibi nice kültürel değerlerin hem korunmasını hem de biribirleriyle iç içe girmesini sağlamıştır. Günümüzde hafif çekik gözlü esmer bir kişinin kumsalda bira içip içli köfte yerken samba yapması olağan bir görüntüdür. Tabii böylesine hoşgörülü, rahat ve her türlü önyargıdan uzak bir halkın keyifli ve eğlenceyi sever olmaması mümkün değildir. Buna bir de tropik iklimin getirdiği rahatlık da katılınca Brezilya’yı ziyaret eden kişilerin niçin her zaman hoşnut kaldıkları anlaşılabilir.
Göçmenler
Brezilya’ya göç edenlerin sayısı her zaman
Brezilya’dan göç edenlerin sayısından fazla olmuştur.
1808 yılında imparator 6ncı Dom João tarafından güney
bölgelerindeki beyaz nüfusun artması amacıyla verilen
izinle başlayan göçler sonucunda Avrupa’nın çeşitli
yörelerinden gelen göçmenler beraberlerinde çeşitli
teknolojiler de getirmişlerdir. Üzüm, elma gibi yeni
ürünlerin yanı sıra modern tarım teknikleri, tekstil,
deri ve seramik endüstrileri, bira ve şarap gibi yeni
içkiler Brezilya’da yaşamın değişmesine neden olmuştur.
Brezilya’ya en çok göç eden halklar Portekizlilerden
sonra Almanlar, Avusturyalılar, Macarlar, Slavlar,
İspanyollar, İtalyanlar, Japonlar, Suriyeliler,
Lübnanlılar ve İsviçreliler, Hollandalılar ve
Finandiyalılardır.
Yemekler
Brezilyanın yemek kültürü her bölgenin yapısına,
bölgeye yerleşen Avrupalıların kökenlerine göre
farklılık gösterir. Genel olarak ülke mutfağının kökeni
Afrikalı kölelerin efendilerinin sofralarından
kalanlarla karınlarını doyurmak zorunda oldukları
günlere gider. Bu dönemde kölelerin ekserisi
efendilerinin artan yemeklerini yemekte idi. Fakat
bazılarına balık , karides ve istiridye gibi deniz
ürünlerini yakalamalarına izin verilmekteydi. Yemekler
genellikle Afrika usulüne uygun, mevcut malzemelerin
karıştırılması ve karışıma hindistan cevizi yağı veya
dende palmiyesinden elde edilen yağın eklenmesi ile
hazırlanıyordu.Brezilya mutfağında yaygın bir diğer ürün
ise manyok unudur. Güney Amerika yerlilerinin
binyıllardır tarımını yaptığı bu kök bölgenin en önemli
karbonhidrat kaynağıdır. Deniz mahsullerinin yanı sıra
tavuk ve sığır eti yaygın şekilde yenir. Domuz eti yağlı
olması nedeniyle birkaç tipik yemek dışında fazla
kullanılmasa da sucuk ve salamlarda her zaman bulunur.
Lokantalarda hiç bir yemeğin hazırlanmasında domuz yağı
kullanılmaz. Güneyde, ozellikle Arjantin sınırına yakın
olan Rio Grande do Sul eyaletinde koyun eti de
bulunabilir.
Alkollü içkiler: Ülkenin yerel içkisi, şekerkamışından
çıkartılan alkolun damıtılmasıyla yapılan Cachaça (Kaşasa)’dır.
Bu içki saf olarak içilmesinin yanı sıra ananas,
hindistan cevizi, maracujá gibi çeşitli meyvelerin
sularıyla ve buz ile karıştırılarak Batida (Baçida)
denen çok lezzetli, ancak lezzetli olduğu kadar da sert
içkiler şeklinde de içilir. Batida’ların en tanınmışı ve
Brezilya’yı ziyaret edenlerin en sevdiği içki cachaça ve
limon ile yapılan Caipirinha’dır (Kaypirinya).
Brezilya’nın her yerinde çok soğuk bira yıl boyunca
yaygın şekilde tüketilir.
Meyve suları: Hindistan cevizi suyunun yanı sıra envai
çeşit tropik meyvelerin suları hem çok lezzetli hem de
yagındır.Bir sonraki sayfada tropik meyveler hakkında
ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Brezilya mutfağına birkaç örnek vermek gerekirse:
Rio de Janeiro: Feijoada – Siyah kuru fasulye, çeşitli
tuzlanmış dana ve domuz etleri ile birlikte pişirilir.
Beyaz pilav ve kavrulmuş manyok unu ile birlikte yenir.
Fortaleza: Casquinha de Siri – Büyükçe bir istiridye
kabuğunun içerisine balık, yengeç, ıstakoz, karides
etleri ile patates püresi karıştırılarak konur ve
üzerine serpilen peynir ile fırında pişirilir. Genelde
kumsal kenarlarında soğuk bira ile birlikte tüketilir.
Salvador: Vatapa - Karides ve balık parçalarının palmiye
yağı ve ekmekle karıştırılması ile hazırlanır. Pirinç
ile birlikte servisi yapılır.
Caruru - Kızartılmış karides. Kırmızı biber sosuyla
birlikte servis yapılır.Tacaca - Kurutulmuş karides,
semizotu ve sarmısakla hazırlanan sarı renkli ve kıvamlı
bir çorbadır.
Rio Grande do Sul: Churrascaria (Şuhaşkariya) - Et
seviyorsanız Brezilya usulü kebapçılar olan ve tüm
ülkede bulunabilen bu lokantalarda çok mutlu olacaksınız.
Brezilya gezinizde mutlaka rehberinizden sizi bir
churrascaria’ya götürmesini isteyiniz. Sürprizi bozmamak
amacıyla bu konuda fazla ayrıntı vermeyeceğiz.
Meyveler
Brezilya’nın her yerinde çok lezzetli envai çeşit meyvelerden yapılan meyve suları seyahatinizden alacağınız görsel haza ek olarak damak zevkinize de hitap edecektir. Bu lezzetli ve rengarenk doğa harikalarından bazılarını tanımanız için aşağıda size sunuyoruz.
Papaya
Muhteşem bir A ve C vitaminleri ile potasyum kaynağı
olan papayanın bağırsak gevşetici özelliği de vardır.
Sabah kahvaltılarının değişmez meyvesi olan papaya,
mikserde süt ile karıştırılarak da içilebilir. Ete
sürülerek etin yumuşatılması için de kullanılır.
Carambola
Carambola güzel, ilginç ve farklı görünüşlü bir meyvedir.
Merkezden dışarıya doğru boylamasına beş dilimi olan
carambola enlemesine kesildiğinde kusursuz bir yıldız
görünümündedir. Bu meyve güzel olduğu kadar içerdiği A,
C ve B vitaminleriyle sağlık için de yararlıdır. Doğal
bir oksalik asit kaynağı da olan carambolanın suyu
yüksek ateşin düşürülmesi için de kullanılır. Meyvenin
ezilmiş yaprakları ise dıştan uygulandığında böcek
sokmalarına karşı birebirdir.
Cajú
Meyve suyu, dondurma ve tatlılarda kullanılan bu
meyvenin idrar söktürücü özelliği olan bu meyveyi bazı
doğal tedavi doktorları egzema ve romatizmaya karşı da
tavsiye ederler. Meyvenin uç kısmında bulunan caju
fıstığı da proteinler ve temel aminoasitler açısından
zengin olup kuruyemiş olarak yenir.
Goiaba
Zengin bir C vitamini kaynağı olan bu meyve aynı zamanda
bol miktarda potasyum ve demir de içerir. Yüksek oranda
kolajen içermesi nedeniyle tenin güzelleşmesi amacıyla
da tüketilen goiaba taze olarak yendiği gibi meyve suyu
şeklinde de tüketilir.
Acerola
Acerola, yüksek miktarda A, B1 ve B2
vitaminlerini içermesinin yanı sıra çok zengin bir C
vitamini kaynağıdır. 100 gram meyvede bulunan C vitamini
miktarı, aynı miktardaki limon veya portakalın 80
katıdır. Yüksek miktarda kalsiyum, fosfor ve demiri de
bünyesinde bulunduran bu meyve ciğ olduğu kadar meyve
suyu, dondurma, reçel ve komposto şeklinde de tüketilir.
Grip, soğuk algınlıkları, verem, şeker hastalığı,
karaciğer rahatsızlıkları, dizanteriler ve kapanmayan
yaraların iyileşmesi için tüketilmesi tavsiye edilir.
Ananas
Ülkemizde de tanınan bu meyve Brezilya’da hem meyve suyu
olarak hem de çeşitli et yemekleri ile pişirilerek
tüketilir. Bodur ve dikenli bir bitkinin meyvesi olan
ananasın değerli bir vitamin kaynağı olmasının yanı sıra
idrar söktürücü özelliği de vardır. Diğer tropik
meyveler gibi C vitaminince zengin olan ananas, B6
vitamini, folat, tiamin, demir ve magnezyum da içerir.
Yemeklerden sonra yemek üzere çok uygun bir seçenek
olmasının yanı sıra meyve salatalarına karıştırılabilir
veya tavuk, deniz ürünleri ve her tür et ile birlikte
pişirilebilir.
Maracujá
B vitaminleri kompleksi, C vitamini ve minerallerce
zengin olan maracujá içerdiği passiflorin adlı madde
nedeniyle sakinleştirici etkiye de sahiptir. Sinirli
kişiler veya sakinleşmek bilmeyen bebeklere maracujá
suyu verilmesi sık görülen bir uygulamadır. Mutluluk
vermesi nedeniyle romantik duyguları öne çıkartır bu
yüzden Amerikalılar bu meyveye “Passion Fruit - Aşk
Meyvesi” adını verirler.
Mango
Muhteşem kokusu ve tadı nedeniyle tropik meyvelerin
kraliçesi olarak da tanınan mango içerdiği B, C ve E
vitaminleri, beta karoten, E vitamini, niasin, demir,
potasyum, kalsiyum ve fosforun yanı sıra yüksek bitkisel
lif oranı sayesinde sağlık için birebirdir. Çiğ olarak
yendiği gibi gerek meyve salatası gerekse yeşil
salatalara karıştırılabilir. Manga suyu da
Brezilyalıların vaz geçemediği bir içecektir.
Avokado
Zengin bir folat, A vitamini ve potasyum kaynağı olan
avokado meyveler arasında 110 gramlık porsiyonda 2 gram
protein ile en çok protein içerendir. Bol miktarda demir,
magnezyum, C, E ve B6 vitamini de içerir. Çiğ olarak
biraz şeker karıştırılarak yendiği gibi pişmiş yemeklere
ve yeşil salatalarada eklenebilir. En yaygın tüketim
yöntemi süt ve bal ile mikserde karıştırılarak yapılan
içecektir.
Açaí
Kuzey Brezilya’nın tipik bir meyvesi olan açaí yüksek
oranda A vitamininin yanı sıra kalsiyum, fosfor ve demir
gibi mineraller de içerir. Meyve suyu şeklinde veya
tatlı ve dondurmalarda tüketilir. Enerji verici özelliği
olduğundan Brezilyalılar kendilerini yorgun
hissettikleri günlerde bir büfeye uğrayıp açaí suyu
içerler.